Peygamberimizin(s.a.v) Dilinden kırk sual 3

 28
ONBESINCI SÜAL
Ya Muhammed ! Bize Mizandan haber ver.Hak teala Mizani neden ve
nicin yaratti?
Fahri-i Kainat efendimiz bu soruya söyle cevap verdi;
-Mizan bir terazidir.Hak Teala onu,kiyamette mahlükatin yaptiklari iyi yahut kötü
amellerini tartmak icin yaratti.Nitekim Ayette Rabbimiz haber verir.
-"velveznü yevmeizinil hakkuFemen segulet mevazinuhu feülaike hümülmüflihun"
-"Terazi de o günde haktir.Artik herkimin Terazileri agir gelirse,iste kurtulusa erenler onlardir."
(Araf 8)
Kiyamet gününde Mizan Mikail`in elinde olacak,Bir kefesi nurdan diger kefesi zülmetten olacak.
Nurdan olan göze Müminlerin Iyi amelleri yazili olan defter,zülmetten olan gözede müminlerin
kötü amelleri yazili olan defter konacak.Herkimin taat ve iyilik defterinde sevap hashas danesi
kadar agir gelirse,ars altinda bir melek cagrilip (felan oglu felan günahsizdir.) denilecek.
Kiyamet gününde herkes kendi derdine düsüp, hic kimse birbirinden haberdar olmayacak.
ne evlad ana-babasini ve nede ana-baba evladini tanimayacak.
Mizan önüne geirilen kullarin islediklerigünah ve sevap,ölcülere günahkarlarla günahsizlar
ayri ayri müamele görecek.defterinde zerre miktari hayir yazili olmayan kullarin zülmet ve
günahlari daglar gibi yigilacak,artik Hak Tealanin rahmetinden ümitlerini kesenler cehenneme
gidecekler.

29
Ansizin Havadan bir parca kagit ucarak gelecek,nurdan kefenin icine konacak.O günah
defterinin cümlesinden agir gelecek.
Hemen ilahi bir Ferman gelerek;
-Bu kulumu cennetime götürün.Zira o, dünya da iken ihlasla "la ilahe illallah" dedi.Ve kalbiyle benim
varligimi ve birligimi dogruladi.Vahdaniyetim hakk cin,ben de bu kuluma azap etmeyip rahmetime
ve nimetime kavusturuyorum.Bu, benim fazl-i keremimdendir, buyuracak.
Arasat halki bu ise sasirarak;
-Bu ne kagit parcasiydi da,geldi sebepsiz bu kulu cehennemden kurtardi.Cennete girmesine sebep oldu,
diyecekler.
Yarabbi!
-Bizede su fani dünyada askla, severek,inanarak ismini, birligini yani (Lailahe illallah)ve(Alah)zikretmeyi
nasip etde,büyük mahkemede sevabimiz agir gelip cennetine girenlerden olalim.Amin.
ONALTINCI SÜAL
Ya Muhammed!
Bize Siratin ahvalinden haber ver.Sirat nedir ve neden ve neicin yaratilmistir?,dediler.
Fahr-I Kainat efendimiz cevap buyurdular;
Sirat bir köprüdür.Kiyamet günün de Cehennem üzerine cekilecek;mümin kafir tüm insanlar onun
üstünden gececektir.
Hak Teala kendi gazabindan Cehennemi yaratti.cehennemin nefsinden istirap ceken melekler,
Hak tealaya yalvararak durumunu bildirdiler.
Hak Teala kereminden meleklere sefkat ve merhemet etdi de,Kudretinden bir Yilan yaratti.
O Yilanin adi Gasiye dir.
Büyüklügünü Allahtan baskasi bilmez.
Hak Teala o Yilana yedi Cehennemi yutmasini emir eyledi.
O Yilan yedi Cehennemi agzina alarak yuttu, fakat bunaldi geri agzini acti.

30
O filanda öyle büyük agiz vardi ki,sadece iki dudaginin arasi,hizli ucan kusun
Üc bin yilda kat edebilecegi mesafeydi.
Basini kaldirarak;
-ilahi izin verde bir nefes alayim, dedi.
Hak Teala Yilana ihsan edip, dediti;ey Malik;
-Gasiye ye azap et.Cehennemin bekcisi elinde atesden bir kamci vardi.
Onun büyüklügünü Allah cc.den baskasi bilmezdi.
Malik Yilana azapetmek istedi.
Gasiye basini kaldirip Hak Tealaya yalvarmaya basladi.
Fakat bosunaydi.Arsin ayak kisminda “Muhmmed RAsülüllah” yazilydi.
Bu isim hemen akilina geldi. Sefaatci ederek söyle yalvardi;
-Ilahi su ad ve peygamberin hakki icin ki, Arsda kendi adina ve Kürsine yazmissin.
Bu ad hurmetine
ben bicare ve zaif kulunu affet,diye yalvardi.
Hak Teala Malike tekrar emretti;
Ya Malik Gasiye ye azapetme,zira o Habibim Muhammedin sa. adini zikretti.
O nun günahini affetiim.Ve senede bir sicak bir soguk nefes almasina müsade ettim.
Yain sicak yeller,kisin
soguk zemheri de onun nefeslerindendir.
Kiyamet günün de Arasat halki hazir olacak, ve Gasiye ye agzini ac diye emredilecek.
Gasiye agzini actigi zaman
Cehennem disari cikacak.

17
Gasiyenin alt dudaginin bir kilini Zebeniler Cehennem üzerine
cekip köprü yapacak.Sonra bütün halka o kildan olma Siratin üzerinden gecmeleri
emrolunacak.iste sirat dedikleri
Gasiyenin bir kilidir.
“Heletake hadisulgasiye/S.Gasiye.1
Felaktehamel akebeh ve ma edrakemelakebeh”S.Baled 11-12
“Sana salgin kiyametin haberi geldimi?”
Sirat köprüsünün uzunlugu ücbin yillik yoldur.
Ilk bin Yili yokus,ikinci bin inis,ücüncü bin düzlüktür.
Daha sonra azap Mlekeleri insanlari Sirat köprüsüne dogru sürecek.
Cehennemlik olanlari atesten kamcilari ile Cehenneme dökecekler.
Hzreti peygamber Siratin kenarina durup;
-Yrabbi! Bunlar inanmis ve teslim olmus müminlerdir,diye yalvarip bagislamasini isteyecek.
Herkes ameli miktari
iyi yada kötü mükafatlandirilacak.

Basilari yildirim gibi,basilari ucan kus gibi,basilari akan su gibi,
bazilari karinlari üstü sürünerek gececek.
Cehennem ehli olanlarin basilari Sirattan asagi düsecek.
Allahin gazabindan yine Allah`a siginiriz.
Sirat köprüsünü yildirim gibi gecenler bir gün bir gece de,
kus gibi gecenler bir yilda,basilari da bin yilda gececekler.
Bu bir kiyasdir.Arasatin bir günü bu dünyanin bin yilina bedeldir.
Nitekim Cenab-i Hak;
„Ta`rucülmelaiketü verruhu ileyhi fi yevmin kane mikdaruhu Hamsiyne elfe seneh“
„Melekler ve Ruh oraya bin günde cikarlarki, oranin mesafesi ellibin yillik yoldur.“S.Mearic 4
Cehennemlik olmayanlar,Sirati selametle gececekler.
Ve Secdelere kapanarak söyle Dua edecekler;
-Ilahi nimetlerini bizlere vaadettin,dergahindan baska bir sey istemeyiz.
Bir miktar gittikden sonra karsilarina yesil bir hurma agaci cikacak,
bu agacin dallarinda cesit cesit cicekler acilmis olup,altinda yesil cimenler,
ve serin bir gölgesi olacak.
O zaman bu mutlu Müslümanlar;
-Ya Ilahi!Lütfundan kereminden bize su agacin altinda biraz yer ver.
Ta ki burada konaklayalim.
Bunun üzerine Hak Teala dan hitab-i izzeti gelecek;
Ey kullarim Dergahimdann baska bir sey istemeyiz diye söz vermistiniz,nicin
Sözünüz de durmazsiniz.

Sonra rusat verilecek,cenneti seyredecekler.
Görecekler ki,cesit cesit nimetlerle bezenmis.Yesil cimenler le süslendirilmis.
Tariffi mümkin olmayan ,güzelliklerle dolu bir alem.
Bunun üzerine ihtiyarsiz olarak diyecekler ki;
-Ilahi arzumuz budur, biz bundan baskasini istemeyiz.

31
Hak Teala ferman buyuracak,
-Ey benim kullarim! Neden hala ahdinizde durmazsiniz.
Tekrar yine yemin edip söz verecekler.
Bunun üzerine baska bir ferman geklecek;
-Ey kullarim varin Cennetime girin.
Cennete girecekler ve rahata kavusacaklar.
Cennet kuslarinin türlü türlü seslerini isitecek,saatlerce mest olup öylece kalacaklar.
Hak Teala yine kerem-i lütfundan buyuracak,razi olasiniz diye,heran istediginizi size
verdim va hazirladim.
Cennet Ehli olanlar Allahá cevap verecekler;
-Ya Ilahi senin lütfuna ve keremine razi olduk.
Daha sonra Ridvan(Cennet hazinedarina9 emrolunacak;
-Tac, hulle ve Burak getirin.kullarim hazirladigim makamlara taksim edip yerlestireyim.
Bu hitabi isiten Ridvan,bunlara türlü türlü elbiseler giydirecek, baslarina taclar koyacak
ve Buraklara bindirip herbirini
makamlarina gönderecek.
Huriler gilmanlar ici dolu nurdan tabaklardaki cesitli cevherleri saca saca gelirler.
Türlü hizmetler ederler.
Saraylarin kapisinda, Buraklardan hurmetle indirirler ve kösklerine cikarlar.
Murassa tahtlar üstünde sündüs ve berrai dösekler üzerine teklif ederler.
Altindan ve cevherlerden yapilmis cesitli tabakalarla,altin siniler icin de türlü türlü
nimetleri önlerine koyarlar.
Kudumlar ve sazendeler harirlanirlar,
sükür meclislerini kurarlar.Cesitli cevherlerden kadehlerden ab-i kevser icer ve
safalara dalarlar.Hak Tealanin
lütfu olarak bu hayat ebedi olarak böyle devam eder.

32
ONYEDINCI SÜAL
-Ya Muhammed!
Allah tarafindan gönderilen ve gönderilmeyen peygabmerlerden haber ver.
Dünya ya nekadar peygamber gelmistir, ve onlar`a gelen kitap adedi kacdir,
nekadar suhufdur?
Fahr-i Kainat cevap verdi;Hak Teala yer yüzüne 124 bin peygamber gönderdi.
Bunlardan 313 mürse(Rasül)dir.Gerikalanlari Rasül olmayan nebilerdir.
Mürsel olana „Rasül“ denir,Gayri Mürsel olan Peygambere „Nabi“ denir.
Rasül olanlara Cebrail as. Gelmis peygamber olduklarini kendilerine asikara
görünerek müjdelemistir.Bunlarin sayisi 312 dir.
Benimle 313 olmustur.Geri kalan peygamberlere Cebrail as. gelmemistir.
Bazilarina rüasinda peygamberlik verilmistir.
Bazilarina da gaibten ses gelerek,Hak Tealanin emri bildirilmistir.Allah cc.
tarafindan gönderilenlerin adedi 313 dür.
Bunlarinda 28 i güzide´dir ki,Hak Teala bunlari Kuran-i Mecidin`de 18 ini
En`am süresinde yad etmistir.

Ayette;Onlari sectik ve kendilerini dogru bir yola kavusturduk,”
(Enam S.87)
Diger sekiz peygamberi de baska süreler de zikretmistir.
Yirmi yedincisi, Adem (a.s)`dir.
Yirmi sekincisi benim ki,ahir zaman peygamberiyim.
Hak teala Kelam-i Mecidinde buyurmustur;
“Velakin hak Teala Peygamberlerinden diledigi zati ihtiyar buyurur.”
Al-I Imran 179

33
Iste bu 28 güzide Peygamberden daha güzide peygamber olan yedi güzide
Peygamber dekitap ve sayfa nazil olmustur.bunlarin ilki Sit Peygamber,ikincisi
Idris peygamber,
ücüncüsü Ibrahim peygamber,
dördüncüsü Musa peygamber,besincisi Davut Peygamber,altincisi Isa
Peygamber ve yedincisi de
Ahir zaman Peygamber olan
ben Muhammed Mustafa yim.”Salavatüllahi Aleyhim Ecmain”
Nazil Olanlarin hepsi 4 Kitap ve 100 Sahifedir.
Adem Peygambere 10
Sit Peygambere 50
Idris Peygambere 30
Ibrahim Peygambere 10

ZEBUR,Davut (as)à
INCIL,Isa(as)à
TEVRAT,Musa(as)´a
Kuran da bana(Muhammed)as a indi.Bu kitaplarin hepsi Ramazan ayinda indi.
Ramazan Ayinin ilk günü TEVRAT,yedinci günü ZEBUR,13.günü INCIL,25.
günü KUR`AN
nazil oldu.Nitekim Kuran-I Kerim de”Ramazan ayi o öyle bir aydir ki,o ay da
insanlar`a dogru yolu
gösteren,acik ayetleri kendisinde
barindiran,hak ile batilin arasini ayiran Kur`an-I Azim nazil olmustur”diye
Bakara 185.de buyrulmustur.

Hak Teala beni bütün Peygamberlerden efdal yaratti,ve bana nazil olan
Furkan-I da yine cümle
kitaplardan faziletli kilmistir.
Ve keza benim ümmetimi de cümle ümmetlerden daha hayirli eyledi.
Yarin kiyamet günün de benim ümmetimden once Cennete kimse girmeyecektir.
Benim ümmetim digger ümmetlerden daha iyilik yapan,ameli salih ve ihsan
sahibi ümet oldugundan
meclisi diger ümmetlerin meclisinden daha cok olacaktir.
Hak Tealanin Izniyle..

ONSEKIZINCI SÜAL;
Ya Muhammed! Süleyman as. e nasihat eden kimdir,haber ver,dediler.
Müsriklere Fahr-i kainat cevap verdi;
Süleyman as a nasihat eden ne bir Insandir,ne de bir melektir,ve ne de
bir peridir.Süleymanà
nasihat eden Karincadir.
Nitekim Kuran- Kerim de ;„Ey karincalar !
Yuvalariniza giriniz,Süleyman ve onun askerleri farkinda olmaz.olduklari
alde sizi kirmasinlar.
(S.Nemil 18)buyurmaktadir.

34
Hak Teala Süleyman as. Peygambere dünya da öyle mal ve mülk vermistir ki,
onun saltanati
gibi bir mülkü,dünya da hic bir kimseye vermemistir,Ve vermeyecektir de..

Ne zaman Süleyman Peygamber askeri ile bir yere gitse,yüz kilometrelik
bir alani isgal ederdir.
Onun isgal ettigi alan da topragi
görme imkani yoktu.
25 km.lik alani aslanlar,kaplanlar,fillergergedanlar ve digerleri,25 km.lik
alani Insanlar,25 km.lik
yilanlar ejderhalar,kuslar ve
bunlarin cinsinden diger canli yaratiklar kaplardi.

Süleyman peygamberin Ibrisim den islenmis bir kilimi vardi ki,dört
kilometre yere dösenirdi.
Süleyman Peygamber divanini toplasa,o kilimin üzerine Ikiyüzbin
altin ve gümüsten
kürsü kurulurdu.Altin kürsülerde peygamber evlatlari,gümüs
kürsilerde insan ve peri
beyleri otururlardi.
Her mihrapta Duasi makbul zahitler ibadetle mesgul olurlardi.
Bu kimseler herhangi bir daga isaret etseler,o dag yürürdü.
O kilmin diger bi yaninda,bin ikiyüz minber vardi.
Her minber de ilmi ile amil bir zat nasihat ve sohbet ederdi.

Süleyman Peygamber kizil altundan yapilmis olan tahtin da oturur,
hüküm ederdi.
Karsisin da cesitli mahluklar saf saf dururlardi.
Kuslar hava da kanatlariyla kanat cirpar,Süleyman Peygamber`e
gölgelik ederdi.
Süleyman Peygamberin kizil altundan olan Tahtinin dört kösesi vardi.
Her kösesinde de
yapraklari yesil zümrüt ile zebercedden olan bir agac bulunurdu.
Her bir agacin üzerinde de
altundan yapilmis Hüma kusu sekli vardi.

O tahtin dört bir yaninda dört Aslan vardi.Bu Aslanlar altidandi.Yine
Altundan olan ejderha
da tahti cepecevre cevirmisti.Ne zaman Hazreti Süleyman otahtin
Üzerine cikip halka ükmetmek icin otursa,hümalar agizlarini acardi.
Bunlarin agizlerindan cikan misk ve amber kokusundan halk mest olurdu.
Ne zaman iki kimse birbiriyle Süleyman as.ma davaya gelsler,haksiz
olana o ejderha saldirir
,Aslanlar da pencelerini kaldirir,
kuyruklarini yere vurarak hamle ederlerdi.hakli haksiz belli olurdu.

Süleyman Peygamber bu kadar saltanata sahip oldugu halde,daima
hurma yapragindan
Zembil örüp satardi.Kazandigi para ile arpa unu alir,ekmek pisirir,
onunla iftarini acardi.
Bir de üzerine örtüp yattigi kilimi vardi.
Sabah kalkar yine memleket isleri ile mesgul olurdu.

Yanin da bir melek bulunurdu,elinde atesden kilic tutardi,devlerden,
perilerden
ve ya diger mahlükatdan her kim Süleyman Peygambere itaat
etmezse,derhal o melek
kilici ile onu helak ederdi.Iste bu
sebeptendir ki,devler ,periler dahi onun emrine itaat ederlerdi.
Nitekim Kuran-i Kerim de;
„Onlardan her kim benim emrimizden sapmis olursa,ona da ates
azabimizdan tattirmis oluruz.
“Sebe 12 buyurulmustur.
Süleyman Peygabmer bütün mahlükatin dillerini bilirdi.Bir gün ona sordular.
Ey Allahin Nebisi!
Bu azamet ve bu yücelikle yer yüzünün tamami sizin oldugu halde,zembilcilik
etmeye ihtiyaciniz nedir.
Hazret-i Süleyman cevap verdi.
Benim ne mülküm var ve nede ben Padisahim.Ben de sizin gibi sade bir kul oglu kulum,
deyip aglardi.
Daima kafir ve asi olan insanlarla harp edip onlari Hak dine davet eder,bu daveti
kabül etmeyenleri
helak ederlerdi.
O kilimin üzerin de bir meydan vardi ki,onun yarisi mutfak veya yarisi at meydaniydi.
Ve devler
o mutfak icine büyük kayalardan kazanlar koymustu.
Bu kazanlarin her birinde yüz deve piserdi.
Bunlardan baska her biri Havuz gibi, ayrica kaseleri de vardi.
“Onun icin sabit kazanlardan ne isterse, onu yapiverirlerdi.
Ey Davudun Hanedani!
Sükür icin calisin, ve benim kullarimdan sükreden azdir.”(Sebe 139) buyurmaktadir.

21
Süleyman Peygamberin bin hanimi ydiyüz cariyesi vardi.Devler Süleyman Peygamber icin
saf sirca dan saray yapmislardi.
Icin de bir nevi,her evde bir animi vardi.Her biri isleriyle mesgul olur,emeklerinin karsiligi ile
gecinirlerdi.
O köskün bin ayagi vardi.Kizil ltindan her ayaginin bir dev hizmetkari vardi.
Süleyman Peygamber bir yere gitmek istese,o hizmetkarlar köskü boyunlari üzerinde götürüp,
o yere iletirlerdi.
Yel dahi o kilimi öyle götürürlerdi ki,ascilar mutfakta yemeklerini bisirmeye,
zahitler ibadetinde,Peygamber cocuklari,Adem ve perinin beyleri kürsülerinde oturmaya,alimler
minberlerde vaaz ve nasihat etmeye devam ederlerdi.Fakat o kilim zerre kadar hareket etmezdi.
Süleyman Peygamberin bu kiliminin ve tahtinin hava üzerinde gittigini cümle alem seyrederdi.
Cenab-i Hak Kuran-i Kerim de;
„Süleyman(nin emrine)de Rüzgarlari müsahhar kildik,-sabahdan zevale kadar gidisi-bir aylik
ve –zevalden
guruba kadar
-gidisi de-bir aylik yolidi,buyurmaktadir.
Yani Süleyman Peygamberin tahtini,sabahiyla bir aylik yola,ve aksamiyla bir aylik yola götürürdü.
Bir gün hazret-i Süleyman Hicaz yarim adasi üzerinden gecip giderken kafile de bir karinca vardi.
o karinca diger karincalari cagirarak;
Ey Karincalar!
Makamlariniza girin,taki Süleymanin askerleri size bir eza etmesin, diye emretti.
Cenab-i Hak Kuran-i Kerim de;
“Ey Karincalar!
Yuvalriniza giriniz,Süleyman ve onun askerleri farkinda olmaz.Olduklari halde sizi kirmasinlar.

”S.Neml 18.buyurmaktadir.
Yel o karincanin sesini Süleyman peygambere eristirdi.
Bunun üzerine Hazret-i Süleyman söyle buyurdu;
- o karincayi getirin!
Hazret-i Süleymanin emri üzere o karincayi getirdiler.Fakat o karinca topal idi.
-Ya karinca!
Nicin böyle söyledin,peygamberden ve askerlerinden hic
bir zarar gelmeyeegini bilmezmisin?
Bizden ancak kafirlere zarar gelir,bilmezmisin,buyurdu.


Bunun üzerine o topal karinca söyle cevap verdi;
-Evet ey Allahin elisi!
Dogru söylüyorsun,fakat ben b ubicare mahlükun büyükleri ve sorumlusuyum,onlara
nasihat etmek ve onlari tehlikelerden
korumak görevim.Muradim,sana ve askerlerine bakarak mesgul olmamalari isleri
Ile mesgul olmalaridir.Ayni zaman da kendi askerlerime hic bir zarar gelmelerini istemem.
Ayrica Hak Tealanin zikrinden de
geri kalmalarini istemem.
Süleyman Peygamber karincanin bu sözüne gülümsedi,cenab-i Hak Kuran-i keriminde
bu konuda;s.neml 19 da,
-Hazret-i Süleyman- onun sözünden gülümseyerek sözetti,buyurdu.
Ondan sonra Süleyma as. Karincaya;
-ey karinca! Öyle güzel konustun ki, bize dahi nasihat edersin,dedi.
Karinca cevap verdi;

22
- Ey Allahin elcisi! Ismin Süleymandir,hic bilirmisin ki,Süleymanin manasi nedir?
-Söyle ey karinca isitelim,ögrenelim ma nasini senden.
- Karinca;
-Süleyman selim demektir.Hak Teala seni selim yaratti,sende Hak Tealanin mahlükatini
selamette koruyasin,
- Hak Teala yeli senin empine nicin verdi,Dünya yel gibi gelip gecer ve fanidir,bu güne
kadar sahib oldugun safalardan
elinde kalici olanlari varmi,dedi ve devamla;
- Gelecegimiz ve gelecekte sahib olacaklarimiz da öyledir.
- Bence makbul odur ki,mabuduna ibadet ve cürmü- isaynina istigfar etmektir.Eli altinda ve sorumlu
olduklarina adaletle muamele ve
- dünya devletine ve nimetlerine magrur olmamaktir.ta ki o dergah da kulluk makbul ola,dedi.
- Iste Süleyman Peygambere nasihat eden karinca, bu anlatilan karincadir.

ONDOKUZUNCU SÜAL
-Ya Muhammed!
Anasiz – babasiz dünyaya gelenlerden haber ver,dediler.
Fahr-i Kainat efendimiz cevap verdi;
Bunlar alti kimsedir.
1.Ilki Adem Peygamberdir.Hak Teala onu topraktan baratti,Melekler ona secde etmelerini emretti.
Melekler ona secde edip
Allahin emrini yerine getirdiler.
Ondan sonra Cennetden elbiseler getirip ona giydirdiler.Beline altun kemer bagladilar.
Basina Tac koydular.Mucize tahti üzer
ine oturttular.
Melekler o tahti omuzlari üerinde Cennete götürdüler.
2.Ikincisi, Hazret-i Havvanin yaratilisidir.
Hikayesi söyledir;

Adem Peygamber, cennetde kendi cinsi olmadigindan üzülüyordu.
Hak Teala Ademe münis bi res yaratmayi Ezelden takdir buyurdugundan,Hazret-i Ademe uyku
hali galebe geldi,öyle bir uyku hali ki,
uyku ile uyanikli arasinda bir haldi.
Hak Teala Cebraile emretti, Cebrail a.s geldi.
Adem Peygambere hic bir zarar ve zahmet vermeden sol yaninin kaburga kemigini cikardi,eger
Adem Peygamber bir miktar
zahmet görseydi aralarinda ebediyyen hic bir mutluluk olmayacakti.Hak Teala bu kaburga
kemiginden Havvayi baratti.
Ondan sonra Ridvan`a havva`nin sacini taramasini emretti.
Basina cok süslü bir Tac giydirdi.Taht üstünde Adem Peygamber uykudan uyandi.
Yaninda güzeller güzeli,narin güller gibi naz ve isvelerle oturan Havvayi gördü.
Ridvan-Cennetin bekcisi-havvanin neicin yaratildigini,beraber yasama collarini
talim etmek istedi.Lakin önce Hazret-i Ademin ilmini tecrübe icin;
Ey Adem bu yanindaki kimdir?,diye sordu.
Hazret-i Adem;
Kadindir, diye cevap verdi.
Adi nedir?
Havva`dir.
Manasi nedir?
Hay dan yani diriden yaratildigindan Havva dir.
Kimin icin yaratildi?
Benim icin yaratildi.Bana cana yakin olup,benimle beraber yasamasi icin,
diye cevap verdi.

23
3.Ücüncüsü Salih Peygamberin “Devesi”dir dir.Hak Teala onu tasdan yaratti.
Söyleki; Salih Peygamber kavmini dine davet ederdi.Kavmi onu ve davetini
kabul etmezdi.
Bir gün bayramdi, kavmi putlarini cesitli kumaslala süsledi.Hurmet ve izzet ile
puthanelerine putlarini
götürdüler.Kendilerine mabud edinip tapinmaya basladilar.
Sali Peygamber onlara hitaben dediki;
-Ey gercegi bilmekten cahil kavmim!
Sizi yoktan vareden,türlü türlü nimet v eihsan ve ata`da bulunan size ve bütün alem`e
rizizik vereni unutup da
cansiz bir nesneye neden taparisiniz?
Hak Tealanin varligina ve birligine inanip,secde ve ibadetinizi Allah`a yapiniz.
O`nun Peygamberine,
nebisine nicin inanmazsiniz?
Put nedir ve neye kadir ki, ona secde eder tapinirsiniz.
Kafirler Salih Peygamberin bu davetini isitince ona;
-Ey Salih!
Eger gercek Peygamber isen bize mucizeler göster.Ta ki, bizler de senin
Peygamber olduguna inanalim,
dediler.
Bunun üzerine Salih Peygamber;
-Hak Teala nin kudret ile ne isterseniz size göstermeye hazirim,diye cevap verdi.
Orada büyük bir tas vardi,o tasi isaret ederek;
-Ya bize bu kaya dan bir deve cikar.
Boyu büyük olsun.Kara gözlü,kivircik yünlü,kizil renkli olsun.
Ayni zaman da disi ve gebe olsun.Canlanir canlanmaz dogursun.
Eger bu mucizeyi bize gösterirsen,
biz de senin gercekten Peygamber olduguna itimad edip, sana inanacagiz.
Salih Peygamber Ayaklari üzerine durup,iki rekat Namaz kildi. Ellerini kaldirip,
Allah-u Teala ya yalvardi;
-Ey Allahim! Dergahindan ümit ederimki, bu inanmazlar ne isterse,azameti ve
kibriyaligin icin bunlarin
muradini ver,diye dua etti.
Salih Peygamberi duasini daha henüz bitirmemisti ki, o kaya harekete ve
konusmaya basladi.
Salih Peygamber den mucize isteyen kavim hayretler icerisin de kaldi.
o an da kaya iki parca oldu.kaya araligindan bunlarin istedigi gibi bir deve cikip,
biraz sonra dogurdu.
Yavrucuguda süt emmeye basladi.
Salih Peygamberi bu mucizesi cok meshurdur, kitaplar`da anlatilir.
4.Dördüncüsü Ibrahi a.s a Cennetden gönderilen kocdur.
Cünkü Hak Teala Hazret-i ibrahim`e Ismail`in anasi Hacer`in yanina vardi ve ona;
-Ya hacer !
Ismail`in basini yika,sacini tara, güzel elbiseler giydir,gözlerine sürme cek,eline
ve ayagina kina yak.
bir aziz dostum vardir.
Ismail`i onun yanina götürecegim,dedi.
Bunun üzerine Ismail`in anasi Hacer, Ismail`i Ibrahim Peygamberin söyledigi gibi
hazirladi.
Hazert-i Ibrahim Hacer`e seslendi;
Hacer ismail`i getirirken,Halilür-Rahman bir iple bir bicak alarak onlari gizledi ve
ve sonra ismail`i alarak Arafat tarafina gitti.
Halilür-Rahman Ismail ile birlikte Arafat dagina cikarken sevtan üc yerde Ismail (as)
yetisti ve ona vesvese verdi.Hazret-i ismail seytani tasladi.Seytanin bir gözünü
cikardi.Simdi Mina`da
-cemre-tas atmak, bu olaydan kalmistir.
Hazret-i Ibrahim Ismail ile birlikte Arafat dagina cikti ve;

24
-Ey oglum!
Buraya senin nicin getirdigimi biliyormusun?
Hak Teala hazretleri,seni kurban etmemi emretti.
Simdi seni kurban edecegim,dedi.
Ismail;
-Ya Baba!
Allahi`in emrine benim canim feda olsun,dedi.Nitekim Cenab-i Hak;
"De ki; Ey babacigim! Emredilen seyi yap.Insaallah beni sabredenlerden bulacaksin"
(Saffat 102)buyurmustur.
Onda sonra Ibraim Ismail`i yatirdi,bicagi eline aldiktan sonra söyle hitap etti;
-Ey ogul! Allah`a teslm ol!
Ismail;
-Baba! Elm ve ayagimi bagla ki,sayet bicak acisindan cirpinirsam,elim ve ayagim
sana dokunmasin.
allaha asi olmaktan korkarim ve sakin elbisene kan blasmasin.
Bucagi bogazima cabuk cal.
Belki kalbine sefkat ve merhamet gelir,Allahin emrini yerine getirmekten cekinirsin,
dedi.
Ve ilave etti;
-Ey Babacigim!
Nezaman eve dönersen,benim o bicare anama benden selam et,ve kiyamete kadar
beni duadan unutmasin .Bundan böyle beni bir daha dünya gözüyle görecek degildir.
-Ya Baba!
Hak Teala`nin rizasini yerine getir,dedi.
Hazret-i Ibrahim hemen bicagi eline aldi ve ismail`in bogazina dayayip gayet
kuvvetli bir sekilde cekti. Lakin bicak kesmedi.Cenab-i Hak Kitab-i Keriminde;
-Böylece ikiside Allah`a teslimiyyet gösterince,ibrahim oglunu alni üzere yatirdi.
Biz ona söyle seslendik;Ey Ibrahim! Sen rüyayi gerceklestirdin.
Elbette biz, iyi davananlari böylece mükafatlandiririz"(S.Saffat 10-105)buyurmustur.
Ibrahim (a.s)gazaba gelerek bicagi tasa caldi.Tasi iki parcaya ayirdi.Bunun üzerine
Ibrahim haykirdi;
-Ey bicak! Hak Teala`nin emrini nicin yerine getirmezsin?
Hak Tealanin izni ile bicak dile geldi ve cevap verdi;
-Ya Ibrahim! Hak Teala bana kesme diye emretti ve sen kes diyegazab edersin.
Ben arada mütehayyir kaldim.bu anda havada Cebrail8a.s)zahir olup(Alla`u Ekber)
diyerek seslendi.Ibrahim (a.s)anladi ki, kurtulus eristi ve;
"La ilahe illallahu vallahu Ekber,dedi.
Ismail de kurtulusun eristigini anladi, O da;
-Allah`ü Ekber lillah-il hamd ,dedi.
Bu anda Cebrail beraberinde getirdigi koc ile Hazret-i Ibrahimin yanina geldi.
Ve o an;
-Ya Ibrahim! Bu koc Ismailin bedelidir.Onun yerine bu kocu kurban eyle.
Dörtyüzyildir Hak Teala bu kocu yaratmistir.Cennet meralarinda otlardi.
Bu gün icin hazirlanmisti.
Iste bu koctur ki,ana karnindan gelmedi.
5.Besincisi Musa (a.s)nin asasidir.hikayesi söyledir;
Hak Teala Musa (a.s)`i peygamber gönderince,Hazret-i Musa´da peygamberligini ilan ederek,
ve Fravun`u Hak yoluna davet etti.
Fakat Fravun bu daveti kabul etmedi.Kissalari meshurdur.
Bir gün Fravun ve bkanlari ile Musa peygamberi nasil defedeceklerini tartistilar.
Bakanlari dediler;
-Musa bir sihirbazdir.
Ne yapiyorsa sihirbazlikla yapiyor.Bizde sihirbazlarimizi toplayalim,gelsinler ve bunun
sihirlerini def etsinler.
Fravun bunlarin tedbirlerini begendi ve dünyada ne kadar sihirbaz varsa toplanmasini
emretti.Sehirlere haberciler ve adamlar gönderildi.

25
Buarada Babil,Kesmir,Cin,Macin,Hint,Habes,Zengibar,Frengistan,Iran,Turan,
Rus,Acem,Musul,Hatay, hasil-i dogu`dan bati`ya kadar
hic bir taraf ihmal edilmedi.
Dünyanin her yeriden cesitli hünerlee sahib olan sihirbazlar toplanip geldiler.
Bunlarin sayisi 70.000 di.Bunlarin dört yüzü ulu`idi.En ulularinin iki gözü kördü.
Fravun Musa Peygamber icin bir gün tayin etti.
Iste o gün, karsilikli konusacak ve tartisacaklardi.
Cenab-i Hak Kur´an-i Kerim de;
"Hazret-i Musa dediki; Size vaad edilen vakit,ziynet günü ve insanlarin toplanacagi
kusluk zamanidir."
(Taha 59)buyuruyor.
Firavun,yilda bir gün bayram ederdi.Bir ay önce münadiler yollar,ilan ettirirdi.
-Filan gün Fravun bayram edecek.
O gün bütün halk toplanir.Fravunun bayramini seyrederlerdi.
O meydan ki,Fravunun ve devlet erkani`nin bayram yeriydi.
Bu meydan da kendisinin büyük bir Heykel`ini diktirmisti.
Bu heykel ücyüz arsin olup mermerdendi.
Her tarafi altunla kalplanmis,cesitli cevherlerle süslenmisti.

Bu heykelin basinda altundan bir ay vardi.Ay`in üzerinde de cok parlak cevherden
yapilma
cira dikmislerdi.
Gece olunca bunun ziyasi uzak mesafelere kadar gider,havalisi ve etrafini aydinlatirdi.
Nihayet Fravun ile Musa Peygamberin konusma ve cesitli hünerlerin sergilenecegi gün
gelmisti.
Firavun askerleri ve devlet erkan-i ile beraber bayram yerine geldi.
Gök gürlemesi gibi köslerin sesleri ortaligi inletti.Yediyüzbin silahsörler cesitli oyunlar
sergiledi,cirit attilar.
Saflar halinde yediyüzbin sihirbaz da sihirbazliklarini meydana döküp,cesitli hünerleini g
östermeye basladilar.
Musa Peygamber,Harun ile beraber yaya olarak baslarinda kece(den baslik),üzerlerinde
yünden aba,
alemi cinlatan(kalabalik)da,sayisiz insanlarin ortasina gelip,durdu.
O anda Firavunun sihirbazlari;
-Iste Musa budur,dedilr,
Sihirbazlar ise,büyükleri olan kör sihirbaza haber verdiler.
Kör olanlari sordu;
-Musa ne giymistir,kiyafeti nedir?
Onlar cevap verdiler;
-Musa,yünden aba giymis olup basinda kece külah vardir..
Bunun üzerine kör sihirbaz;
-Bu gercek Peyamberdir,dedi.
Musa (a.s),elindeki asasina dayanip duruyordu.Sihirbazlar bir adam göndererek Musa
Peygambere sordular;
-Ya Musa! Evvela meydana sen mi gelirsin, yoksa nöbeti bizemi verirsin?,dediler.
Musa(a.s),Peygamberlik sartini yerine getirip onlari dine davet etti.
Sihirbazlar Musanin davetini isitince, sahtiyan ve mesinden yapilmis ve icleri saman dolu
olan ejderhalarini
meydana koydular.Yediyüz deve yükü sihirbazlik aletlerini o meydana koydular.
Günesin harareti altinda iplerden ve cesitli esya`dan hazirlanmis bulunan ejderhalar ,sahradan
harekete gecti.
Sahlanip ve cosarak, kuyruklari ile birbirlerine vurarak,agizlarindan atesler sacarak,
ortaliga dehset vermeye
basladi.

26
Gök gürlemesi gibi simsek sesleri caktilar.
Bu anda cereyan eden hareketleri derin bir tevekkül icinde seyreden Hazret-i
Musa (a.s)elindeki asasini
meydana birakti.
Cenab-i Hak Kuran-i Kerim de;
“Ve Musa`ya vahiy ettik,asani ativer.Hemen o-asa.da onlarin uydurmus olduklari
seyleri yutuverdi”(Araf 117)buyuruyor.
Yere birakilmis olan Musa`nin asasi,Hak Teala tarafindan muazzam bir ederha oldu.
Yetmis arsin basini yerden yukari kaldirdi.

Magara gibi agzini acti.Gayet korkunc fildisi gibi disleri vardi.
Agzindan Fravunun askerlerinin ve sihirbazlarinin üzerine atesler yagdirdi.
Sihirbazlarin ortaya dökmüs oldugu hünerleri ile ejderhalarin hepsini bir anda
parcalayarak yuttu.
Gök gürültüsüne benzeyen sesler cikararak öyle bir gürledi ki, meydandaki agac
ve her sey titredi.
Bundan sonra bu büyük ejderha, Fravunun askerlerinin ve sihirbazlarinin üzerine
alevle püskürerek yürüdü.
Fravunun bütün halki korku ve dehset scinde birbirine düstü.
Basini alip kacti,ve dogruca saracina girdi.
Orada yüksek bir cardagi vardi.cikip onun üzerine oturdu.
Kapisini sikica kapatti.Bu mahseri karisilikta askerlerinden 70 insan ayak altinda
ezilerek helak oldu.
Coguda kacip kurtuldu.Ejderha onlari takip etti.
Ejderha Firavunun askerlerini önüne katarak kovaladi.Bayram yerinde Musa(a.s) ile
Harun(a.s)dan baska kimse
kalmadi.bu sirada Haruna dediki;
-Ya Harun! Gel bizde gidelim.
Onlar da Misira dogru yürüdüler.Israil ogullarinin yanina varmisti ki, o anda Musa (a.s)a
Allahin emri,vahyi geldi;
-Ya Musa! Asani tut.
Musa (a.s) elini uzatip,fravunun halkini kovalayan ederhayi tuttu.
Ejderha yina asa oldu ve Musa (a.s) onu eline aldi.
Bu mucizeyi gören bütün sihirbazlar hazret-i Musanin önünde egilerek imana geldiler.
Rabbimiz Kelam-i Kadiminde;
"Ve sihirbazlar secdeye kapanmis olduklari halde iman ettiler.ve dedilerki;Alemlerin
rabbine iman ettik.
Musa ile Harunun rabbisine inandik"
(Araf 10)buyuruyor.
Firavun sihirbazlarin iman ettiklerini görünce,sinrlendi ve onlara;-Siz kimden müsade alp,
Musa`ya giderek iman ettiniz.
Ben simdi anladimki,sizin ulunuz Musa imis.Hepini de giderek sihirlerinizi ondan ögrenip
bana göstermekte ve
beni aldatmakta imissiniz.
Her kim benim emrime muhalefet ederse,gövdelerini ortada birakirim,diye haykirdi.
Cenab- Hak Kuran-i Kerimde;
"Artik yakinda bileceksiniz,elbette ellerinizi ve ayaklarinizi caprazlamasina kestirecegim
ve muhakkak ki, sizi
toplu bir halde astiracagim."(Ali Imran 49)buyuruyor.
Iste anasiz-babasiz dünyaya gelenlerden birisi de hazret-i musanin bu asasidir.
6.Altincisi Yarasa kusu olup, hikayesi söyledir;
Hak Teala Isa Peygamberi gönderip Hak yolunda olmayanlari tevhide ve Hak yoluna
davet etti.
-Eger sen Peygamber isen,bize bir mucize göster ki,senin rasül,peygamber olduguna
inanip iman edelim,dediler.
Bunun üzerine hazreti Isa söyle evap verdi;
-Ne isterseniz Hak Tealanin izniyle size göstereyim,dedi.
Kafirler de türlü türlü mucizeler istediler.

27
Cenab-i Hak Kuran-i Mecidinde buyuruyor;
"Ve ben Allah`in izniyle anadan dogma körü ve alacalik illetine tutulani eyi ederim.“
Kafirlerin bütün istediklerini Hak Teala Isa(a.s)ìn duasi bereketine verdi.
Bir gün Hazret-i Isa yine onlari hak yola davet etti.
Kafirler ise ona;
-Ya Isa! Eger sen kendini Hak peygamber bilip dinine girmemizi istiyorsan,bize
mucizeler göster,dediler.
Hazret-i isa onlara sordu;
-Ne istersiniz?
Kafirler;
„Bize kara balciktan bir kus yap.
Bu kusun yelesi ve tüyleri olmayip her tarafi ve üzeri deri gibi olsun.
Canavar gibi disleri ve kulaklari olup,kus gibi ucsun,ama yumurtalamayacak
Canavar gibi doguracak,memelerinden yavrularina süt emirecek ve kadin gibi
Hayiz görecek,dediler.“Hazret-i Isa;
-Kara balciktan,bu sekilde dediginiz gibi bir kus olursa,Hak Teala ona ruh
verip ucurursa,Allahin birligini ikrar edip imana gelirmisiniz?,diye sordu.
Hepsi birden,
-Evet, dediler.
Bunun üzerine hazret-i Isa mübarek eliyle kara camurdan bir parca alip,onu istedikleri kus
seklinde düzeltti.Sonra nefesi ile üfledi.O anda kus,HakTeala´nin izniyle canlanip uctu.
Rabbimiz Kelam-i Kadiminde,
„Ben sizin icin camrdan kus sekli gibi bir sey icad ederim,sonra ona üfürürüm,o da
Allah-ü Tealanin izni ile hemen kus oluverir.
“(Al-i Imran 49)buyuruyor.
Iste anasiz-babasiz yaratilanlarin altincisi da,azret-i Isanin eli ile kara balciktan yaptigi ve
hayat bularak ucan yarasa kusudur.

YIRMINCI SÜAL
Müsrikler Peygamberimiz (s.a)a sordular;
-Ya Muhammed!
Bize Musanin asasindan haber ver,asli nedir?
Musanin asasi neydi?
Server-i Enbiya(a.s)Efendimiz cevap buyurdular;
-asanin asli Cennetdendir.Basi iki cataldir.Adem Peygamber onu,agaclarindan kesmisdir.
Adem(a.s)Cennetden ckip dünyaya gelirken braberind üc seyi getirdi.bunlardan biri
Musa(a.s)in asasi.
Ikincisi Süleyman Peygambein mührü,Ücüncüsü de Cennet agaclarindan alinmis iki yapraktir.
Adem Peygamber bunlari berabeinde dünyaya getirdi.Bu iki yapraktan birisini dört canavar yedi

28
O Canavar(Hayvan)lardan biri Hatay tarafinin geyigidir.

Cenab- Hak Kuran-i Mecidinde;
"Üzerlerinde Cennetin yapragindan yapistimaya basladilar."
(Taha 121)buyuruyor.
Misk ondan geldi.Ikincisiz sigiridir ki,Amber ondan amber ondan hasil oldu.
Ücüncüsü kurtdur ki, ibrisim ondan meydana geldi.
dördüncüsü aridir ki,bal ve mum ondan meydana gelir.
bu mahluklardan türlü türlü acaib ve garib sevimli seyler meydana geldi.
Yer yüzünde olan cesitli agaclar,enva-i cesit meyveler,hos kokulu ve sifali otlarin hepsi
ondan türedi.

Süleyman Peygamberin karada,havada, ve denizlerde olan mahlükata hükmetmesi,suyun
ve rüzgarin
cümlesini kendisine itaat ettirmesi,o sifali otun kerametinedir.
Cennetden getirilen Musa Peygambeinasasini azret-i Adem,sag kaldigi müddetce muhafaza etti.
Adem Peygamber dünyadan gidince ogullarina miras kaldi.Elden ele ta Suayip (a.s)a kadar geldi.
Musa Peygamber Suayib(a.s)a geldi.Suayip Musa(a.s) i coban olarak kabül etti,hem koyunlarini
emanet edip
ve hemde Safura annemizi kendisine evlendirdigin de ,asayi da kendisine verdi ve;
- Ya Musa! Sakin filan dereye gitme,orada büyük bir ejderha vardir.
Sana ve koyunlarina zarar dokunur.Her kim o dereye giderse,ederha onu helak eder,dedi.
Musa (a.s) Suaybin koyunlarini alip otlatmaya götürdü.
Bir gün koyunlar o dereye gitti.Hazret-i musa nekadar gayret ettiyse,koyunlari cevirmede
basarili olamadi.
Aciz kaldi ve koyunlarin arkasindan gitti.Böylece koyunlar ile beraber dereye o da gitti.
Koyunlar otlamaya basladi.Hak Teala bu anda Musa(a.s)a bir uyku verdi.Asasini yanina
birakip uyudu.
Bu sirada Suayip Peygamberin söyledigi ejderha yuvasindan cikip Musa (a.s)a saldirdi.
Allahin izniyle asasi ondan cok daa byük bir ejderha olup kalkti,o ejderhayi param parca
eyledi.
Sonra yine Musa`nin yanina gelerek evvel ki,sekline girip tekrar asa oldu.
biraz snra uyanan Hazret-i Musa koyunlar otluyor,asa yaninda kanlar icinde ve canavar
param parca olmus
yatiyor gördü.Bu durumu gören Hazret-i Musa,Hak tealaya sükürler etti.Koyunlarini selametle
alip Suayib(a.s)min
evine götürdü.Hikyeyi(o gün basindan gecenleri)oldugu gibi anlatti.
Suayip(a.s)kalkip o dereye gitti, v e ederhayi param parca aliyni gördü.
Ederhanin serrinden kurtulduklari icin hakTeala hazretlerine sükürler etti, ve kurbanlar kestiler.
Ondan sonra asadaki kerametten haberdar oldular.O günden sonra Hazret-i Musa hic sikinti cekmedi.
Ne zaman yemek ihtiyaci olsa asasini yere diker ve asa hemen agac olup, türlü yemisler verir,
suya muhtac olsa
asasini yere diker ve asa göz olur su ihtiyaclarini giderirdi.Yahut tasa vurur tasdan sular fiskirirdi.
Eger kuyuya erisemezse asasini kuyuya sarkitir ve kuyunun suyu yükselerek agzina kadar,
kuyu su ile dolardi.
Yoruldugunda asaya at gibi biner,karanlik geceler de mesale gibi aydinlatirdi.
Eger büyük bir su ile karsilassa asayi bir köprü gibi kullanip suyu gecerdi.
Uyusa,asasi onu beklerdi.Böylece bu asanin mucizeleri ve mehareti pek cokidi.
Hazret-i Musa zaman Suayib (a.s)min cobanligini da yapmisti.
Ondan sonra Hak Teala hazretlerinden vahiy gelerek Misira gitti.Firavunu dine davet etti .
Yine dönerek Suayip (as)dan izin alarak ailesiyle birlikte Misira yerlesti.
Fravunun kapisina asasini vurdu ve Fravunun sarayi zelzele olur gibi sallandi.
Geri kalan hikayeler gecmsde anlatildi ve gelecekte de anlatilacaktir.Insallah....
YIRMI BIRINCI SÜAL
mÜSRIKLER,
-Ya Muhammed ! Bize Musa Peygamberin tasindan ve mucizelerinden heber ver,dediler.
Fahr-i Kainat efendimiz cevap verdiler.
-O tasin asli Cebel-i Kubeys`dir.Büyüklügü bir kalkan miktaridir.
O tastan mucizeler meydana glmesinin sebebi su idi;
Bilindigi gibi Israil ogullarinin bir adeti vardi;

29
Ne zaman gusul etmek isteseler, birbirlerinden utanmazlar,avret yerlerini örtmezler,
acikta birbirlerinin önünde
yikanirlardi.Musa Peygamberin adeti ise;yikanmak ve gusul etmek istedigi zaman
halktan ayri tenha bir yere gider,
orada gusul ederdi.
Israil ogullari;
-Musanin bir ayibi vardi ki,halktan kacip gizli yikaniyor.,demeye basladilar.
Bunun üzerine Hak teala Musa Peygamberin mübarek vücudunun bir ayip ve bir kusur ve
hastaliktan uzak ve saglam
oldugunu halka bildirmek istedi.Bir gün musa Tur dagina cikti,Hak Teala ile konustu.Ondan sonra
halka geri döndü.
Yine bir gün mutad oldugu üzere güsul etmek icin halktan gizli bir yere giti.
Elbislerini cikarip o tasin üzerine koydu ve gusletti.Sonra giyinmek icin elbiselerin bulundugu
tasin yanina gitti.
tasa yaklasirken, üzerinde elbiseler bulunano tas da yerinden hareket edip Musa nin önünden
uzaklasmaya basladi.
Musa (a.s) tasin pesinden kostu,bütün gayretlerine ragmen tasa yetisemedi.
O tasin ardindan Israil ogullarinin bulundugu yere kadar geldi orada durdu.
Israil kavmi tasin ardindan elbiselerini almak icin yürüyen Musa(a.s) vücudunu gördüler.
Onun vücudunda herhangi bir kusur ve hastalik olmadigini ögrendiler.
Kara tas israil ogullarininortasinda durmustu.Sonra o tasin üzerinde Musa(a.s) olan elbiselerini
almis giymisti.
Asasi ile otasa iki kerre vurmustu.Her vurusunda o tasin üzernde bir nefes meydana geldi.
Istediki yerine geri dönsün.Hak Tealanin Izzetli hitabi geldi;
-Ya Musa nereye gidiyorsun,o tasida beraberinde götür.O tas size lazim olacaktir.
Muas (a.s)o tasi alip Israil ogullari“Tepe”sahrasinda aciz kalincaya kadar
beraberinde gezdirdi.Israil ogullari acliktan ve susuzluktan aciz düstü,o vakit
Hak Teala Musa Peygambere vahyetti.
-Kirk yil Tepe sahrasinda kalmaniz gerektir.
Cenab-i Hak Kitab-i Keriminde;
“Buyurkuki ki;Sübhesiz orasi onlarin üzerine kirk yil haram kilinmistir.O yerde mütehayyirane bir halde
dolasip duracaklardir.”(S.Maide 26 )buyuruyor.
Israil ogullari o tepede susuzluktan aciz ve bitgin bir hale düstüler.
Musa Peygambere yalvarip acizliklerini itiraf ettiler.Bunun üzerine Musa Peygamber dua etti.
Cenab-i Hakka
yalvardiginda,Hak Teala`dan hitab-i izzet geldi;
-Ya Musa! O tasi yere koy.Evvelce vurdugun gibi asan simdi de vur.
Bunun üzerine tasi yere koydu,evvelki vurdugu gibiasasi ile tasa vurdu.Hak Teala`nin
emriyle o tastan
12 cesme acildi.Gayet soguk,sekerden tatli sular akmaya basladi.
Cenab-i Hak Kuran-i keriminde;
"ve hani bir vakit Musa, kavmi icin istiskada bulunmustu.bizde asan ile tasa vur,demistik-o da
vurunca-tasdan
12 cesme fiskirdi."(Bakara 60)buyuruyor.
Hak Teala`nin izni iyle her cesme bir nehir gibi olup bir tarafa akmaya basladi.Israil ogllari
12 bölükte
50.000 kisi vardi.Her bölük bir nehrin kenarina konup su icmeye,gusletmeye,lbiselerini
yikamaya basladilar.
Hayvanlara da icirdiler.Susuzluktan kurtuldular.Böylece israil ogullarina kurtulus yetisti.
Tepeden indiler,evlerine
dönddüler.O tas da hemen eskisi gibi bir tas oldu.Musa`nin hikayesi de iste böyle anlatilir.

30
YIRMI IKINCI SÜAL
-Ya Muhammed! bize Musa ile fravunun helakindan haber ver .Ve o
yerden ki, günesin nuru
ona bir kere erismistir.
Ta kiyamet kadada bir daha erisecek degildir,dediler.
Hazret-i Fahri- kainat efendimiz cevap verdi;
-Sizin sordugunuz o yer, tur denizinin dibidir.Hikayesi de söyledir;
Musa Peygamber kavmi Israil ogullari ile Fravundan kacip gidiyorlardi.
Firavun onlari kovaliyordu.Firavunun o gün 100 alay askeri vardi.Savas aleti
gayet kuvvetliydi.
Süvarileri tazi gibi kosnatlara binmis boyunlarina altun tokalar asmislardi.
B tokalarin ve süvarilerin
itisamindan,bakanlarin gözleri kamasirdi.

Musa Peygamber kendi kavmi ile deniz kenarina geldi.Durdugu zaman
Fravunun askerlerinin ve süvarilerinin etrafasactiklari isiklarini
gördü ve onlarin geldiklerini anladi.Musa (a.s)`in kavmi;
- Ya Musa! Fravunun askerleri geliyo diye seslendiler.
Musa(a.s) onlara cevap verdiler.
-Korkmayin! Rahmeti ve lütfu cok olan Hak Teala,sizi ve beni koruyacaktir.
Lakin Israil ogullari icinde Yusa bin Nun adinda bir Peygamber Zade(oglu)vardi.Halk
Yusa bin Nun`un yanina giderek
tezarru ettiler.O da Musa Peygamberin yanina geldi.Onn ayaklarina kapanarak dediki;
-Ya Rasülalallah! Hak Tealaya ,bu kavmi Fravunun askerininserrinden korumasi icin dua eyle.
Musa Peygamber oturup,dua etti.Hak Tealadan emri-ilai geldi.
-Ya Musa! Elindeki asa ile denizin 12 yerine vur.
Musa (a.s) kalkip denizin 12 ayri yerine vurdu.
Allahin izniyle deniz tam 12 parca oldu.Daglar gibi birbiri üzerine yigilip 12 yol oldu.Iste o zaman
günesin isigi denizin dibine eristi.
Musa(a.s) kavmi de,12 bölük oldugu halde,her biri bir yoldan gitmeye basladilar.
Fakat giderken dediler ki;
-Ya Musa! Her birimiz ayri ayri yollardan gittigimiz icin birbirimizden haberimiz yoktur.
Dua et`de birbirimizden haberdar olalim.Musa (a.s) dua eyldi, ve Hak Tealadan
söyle bir hitab-i izzet geldi.
-Ya Musa ! Elindeki asa ile,iki tarafina isaret et..Allahin emri ile,iki bölükleri birbirinden ayiran
sular acildi.
Her bölük birbirini görüp konusmaya basladi.Böylece birbirinin hallerinden haberdar olarak,
sag salim denizden ciktilar.
Bunlarin arkasindan denize yetisen Fravun ve askerleri,daglar gibi yigilmis olan sulari arasindaki
yollari ördüler.
Bunun üzerine Firavun askerlerine döndü ve;
-Bakin görün ki,benim heybetimden sular daglar gibi olmus,ta ki, kacan kullarimi
tutmak icin bana ve benim askerlerime yollar acilmistir,dedi.Yüksek bir sesle;
"Ve ene rabbükümül`ala" dedi.Firavunun sesini isitenaskerler,onun karsisinda secde ettiler.
ondan sonra Firavunun kalbine korku düstü, ve gei dönmeyi düsündü.
Fakat genc bir kisraga binmis olan Cebrail (a.s)hemen yetisti.
Firavun ise bir aygira binmis bulunuyordu.Kisragin kokusunu alan aygir onun ardina
düstü.
Firavun bütün caba ve gayretine ragmen atini geri geri döndüremedi.Onun denize
girdigini gören
askerler de atilarini denize sürdü.Fakat bazilari korktular sada melekler cavus olup
onlarin atlarini
da zorla denize sürdüler.Böylece Firavun ve bütün askerlerinin denize girdigini gören
Musa asasi ile denize
vurmak istedi.Hak Teala`dan nida geldi;
-Ya Musa ! Rahat ol Hemen seyret.
Daha sonra Hak teala`nin emriyle deniz harekete geldi birer dag gibi yigilmis olan sular,
birbirine kavustu.Böylece Firavun ile bütün askeri,denizin dibinde helak oldular.
Cenab-i Hak Kuran-i Keriminde;
"Ve denizi hali üere sakin birak.Cünkü onlar,bogulmus olan bir ordudur".
(Duhan 24) buyuruyor.
Ondan sonra sert bir ses isitildi.Bu sesi isiten Musa(a.s)kavmi cok korktu, Bu sesin ne
oldugunu Musa(a.s)ma
sordular.Musa (a.s) söyle cevap verdi;
-Korkmayin!Bu Cebrailin sesidir.Hak Teala`nin emriyle Fravunu ve askerlerini helak eyledi.
Iste günesin nurunun bir kerre eristigi,kiyamete kadar da bir daha erismeyecegi bir yer burasidir.

31
YIRMI ÜCÜNCÜ SÜAL
-Ya Muhammed!Isa (a.s)min sofrasindan haber ver.Maide-i Isa(isanin sofrasi) nedir?
Kimler yedi,yemiyenler neoldu?,dediler.
Hzret-i Kaiat cevap verdi;-Isa Peygamber,kavmine kirk gün oruc tutmalarini emir buyurmustur.
Bu insanlar,ayni zaman
da cok fakir insanlardi.Iclerinden zengin olanlari bu orucu kabül etmediler ve dediler ki;
-Ya Musa!Bize bir mucize göster ki,senin peygamber olduguna inanalim,itikat edip sana
itaat edelim.
Isa (a.s);
-Ne istiyorsunuz?,dedi.
Bize gökten yemek insin,Türlü türlü yemeklerle dolu bir sofra.Hepimiz o sofradan yiyelim,
fakat o sofra eksilmesin
oldugu gibi kalip o sofra geri göge gitsin.Her yemek vakti yine insin,dediler.
Rabbimiz Kelam-i Kadiminde;
“Dediler ki;Biz istiyoruz ki,ondan yiyelim ve kalblerimiz mutmain olsun ve senin bize dogru
söyledigini bilelim ve biz
onun üzerine sahidlerden olalim.”
(Maide 113)buyuruyor.
Isa Peygamber , ayak üzerine durup namaz kildi.Ondan sonra ellerini acarak bu duayi
okdu;”Rabbena
enzil aleyna maideten
iessemai tekunu lena iyden lievvelina ve ahirina ve ayeten minke verzukna ve ente
hayrurrazikin.
Isa Peygamber duasini yeni tamamlamisti ki,ak tealadan nida geldi.:
-Ya Isa ! Bu sofrayi - maideyi - gönderdigim zaman kabul etmeyip de yemezlerse,
onlara azap edecegim.
Isa peygamber, Hak Tealanin bu emrini ve azabini onlara bildirdi.Onlarbunu kabul
ettiler,hemen sonra gökten sofranin
inmeye basladiggini gördüler.Üzeri örtülü sofra yere indi.Sofra yere indikten sonra
Isa peygamber ellerini
kaldirdi,sükür duasi etti.
"Allahümmec'alna rahmeten vela tec'alna azaben."
Sonra orada bulunanlara dönerek:
- Ihtiyar bir kimse gelsin ve bu sofranin yüzünü acsin, dedi.
Orada bulunanlar:
- Bu senden baska kimsenin isi degildir, diye cevap verdiler.
Bunun üzerine bizzat kendisi " Bismillahirrahmanirrahim" diyerek o sofranin yüzünü
acti.Hep beraber icrisine baktilar.
Kizarmis bir balik ve bes bildircin,bir bardak sirke, bir bardak zeytin ve cesitli sebze
ve etin konulmus oldugunu gördüler.
Isa peygamber:
- Bismillah.Gelin bu yemeklerden yiyin, dedi.
Onlar da söyle cevap verdiler:
- Ya Isa! Bir mucize daha göster ki itikatimiz tam olsun.
Isa peygamber baliga döndü ve :
- Ey balik! Allah'in izni ile diril, dedi.
O balik derhal dirildi.Bunun üzerine orada bulunanlar sofranin yanindan kactilar.
Isa Peygamber
hiddetlenerek onlara söyle seslendi:
- Bu ne arzudur ki istediginiz sofra geldi.Nicin yemezsiniz? -Biz gökten inen yemegi
yemeyiz, diye cevap verdiler.
Isa Peygamber:
- Ey devletsizler! Bu yemek sizin nasibiniz degil.Hak Teala'nin saadetlikullarinin nasibidir,
dedikten sonra nida ettirdi ve
dervisler,
hastalar,körler,kötürümler türlü derde müptela olanlari cagirip bu yemekten yemelerini istedi.
O yemektenyiyen dervisler zengin oldu,hastalar sifa buldu.O gün osofradan 1200 kisi yedigi
halde,zerre miktari eksilmedi.
Daha sonra semadan nasil indi ise,ayni sekilde kalkip göge gitti.Ertesi gün ayni sekilde ayni
vakit yine indi.
Zenginler oyemekten yemek istediler.Fakat Isa Peygamber onlara:
- Sabredin ! Bu gün de dervisler yesin.Yarin nöbet sizin olsun.Bu günden sonra Allah nasip
ederse bir gün sizin ve bir gün
dervislerin olsun, dedi.
O gün fakirler,hastalar yedi.Zerre miktari eksilmedi, geri kalkti. Ertesi gün zenginlerin sirasi idi.
Semadan sofra inmedi.
Sira dervislere gelince inmeye,zenginlerin nöbetinde inmemeye basladi. Dervisler icin kirk
gün indi. Onlar bunun dahi
sihirbazlik oldugunu söylediler. hak Teala'dan hitab-i izze geldi:
- Ya Isa! Bu kavme azap gönderecegim.
Bunun üzerine Isa Peygamber kendi kavmini topladi ve onlara:
- Bu kavme azap gelecektir. Bu gece ibadetle mesgul olun, yatip uyumayin, dedi.

32
Cenab-i Hak Kitab-i Kerim'inde söyle buyuruyor:
" Eger onlari muazzep kilarsan süphe yok ki, onlar senin kullarindir. Ve eger onlari
yarligarsan yine süphesiz ki, aziz olan,
hakim olan ancak sensin." ( Maide s. 118 )
Isa Peygambere tabi olan 300 kisi vardi. Isa Peygamber bunlarin hepsine de haber göndererek,
o gece ibadetle mesgul
olmalarini bildirdi. Onlar da o gece ibadetle mesgul oldular. O kavimden olup da Isa Peygambere
sihirbaz diyenler,
o gece yatip uyudular.Fakat sabahleyin gördüler ki, Hak Teala'nin emri ile kimi maymun,
kimidomuz olmus. Her biri
kendi evi etrafinda geziniyorlar.Evlerine girmek isteseler, hanimlari ve cocuklari feryad
ederek kacarlardi.
olamadiklarindan
baslari ile "Evet" diye isaret ederlerdi. Yedi gün halk arasinda gezdiler. Sekizinci gün
baslarini alip
daglara ve yabanci yerlere gittiler. Iste hak sözü isitip kabul etmek, Allah'in emri olup,
her kula vaciptir.
Hak Tealanin emrini kabul etmeyenler bu türlü
azab`a müstehak olurlar."fa`tebru ya ülül Ebsar"

YIRMI DÖRDÜNCÜ SÜAL
Kafirler;
-Ya Muammed!
Öldürüp yeniden dirilen peygamberlerden haber,dediler.
Hazret-i Fahr-i Kainat (s.a)cevap buyurdular;
-Öldürüln ve yeniden dirilen 3 peygamber verdi.
Birincisi ;Yunus Peygamber
Ikincisi; Üzeyir Peygamber
Ücüncüsü;Cercis Peygamberdir.
Ikisinin hikayeleri evvelce anlatilmistir.
Ilyas Peygamberi hikayesi söyle anlatilir;
Ilyas Peygamberi kafirler öldürmeye geldikleri zaman, o kafirlerden kacdi.Bir daga gizlenip i
badetle mesgul oldu.
o zaman da henüz süt emen bir cock vardi.Cocugun adi yunus Annesinin adi Amine idi.
Peygamberler den iki peygamberinannelerinin adi meshurdur.
Bunlardan Yunusun annasi Amine,digeri de Isa peygamberin annesi Meryem dir.
Yünus Peygamberin annesi Amine, ogluna alti yil emek vermisti.Amine Yunusun,
üzüntüsüne
dayanamayarakdaglara gitti.Orada ilyasi bulup ona hizmetetti.Fakat yunus Peygamberin
ayriligini da
bir türlü unutamayip,gece gündüz aglamaya devam etti.Sonunda Ilyas Peygamber,
bu muhterem kadina
merhamet ederek bir gün bir gece Hak Tealaya
Dua bereketiyle Hak Teala Yunus Peygambere yeniden hayat verdi.
"Ve inne Yunuse leminel mürselin"
Iste hikayesi mesur olan Yunus Peygamber, bundan sonra daha cok ömür sürmüstür.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !