*Bir gün bir doktora, "gerginlik ve tedirginlikten" şikâyetçi olan bir hasta gelmiş Yapması gereken çok işinin bulunduğunu; fakat kendisinin rahatsız, işlerin ise beklemeye tahammülü olmadığını söylemiş Doktor,
-- Bu işleri başka biri yapamaz mı? Ya da bir başkası size yardımcı olamaz mı? diye sormuş Adam,
-- Onları yalnız ben yapabilirim; bütün işler bana bakıyor! diye cevap vermiş Doktor,
-- Sana bir reçete vereceğim Bu reçeteyi aynen tatbik etmen gerekiyor! diyerek, yazıp eline vermiş
Adam reçeteyi eline alıp baktığında, hayretler içinde kalmış Reçetede, "Her gün en az iki saat işi bırakıp yürüyüş yapacaksın ve her haftanın yarım gününü bir mezarlıkta geçireceksin" yazıyormuş Hasta adam;
-- Yürüyüşü anladık ama; neden mezarlık? diye sormuş Doktor,
-- Oraya gidip mezar taşlarına bakmanı istiyorum Mezarlıklar, kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur Sen de onlar gibi ölüp mezarlığa gömülünce, kendinden başkasının yapmasına imkân olmadığını zannettiğin işlerin, başkaları tarafından da yapılmaya devam ettiğini göreceksin, demiş
Evet, bulundukları noktada kendilerini "vazgeçilmez" gören; halbuki orada, problem çözmek yerine problemin bir parçası olduğunun farkına varmayan insanlar için de, doktorun reçetesi geçerli değil mi?
selam abicim sana da arkamızı dönmeye gelmiyor 1 ay uğramadık buralara döktürmüşsün yine..ama tam hedefe dökmüşsün gönlünü...nasıl da unutuyoruz ölümü değil mi? halbuki bizi geldiğimiz yere götürecek bir binektir ölüm..kimine göre vuslat gecesi kimine göre cehennem çukuruna götüren dehşet verici bir durum..ama bu gidilecek yeri değiştirmiyor .bence deve kuşu gibi başımızı kuma gömmeye gerek yok...her kesin olan şey muhakkak gelecektir meselinden yola çıkınca kaçınılmaz son herkese:)) o halde ÖLÜMÜN BİZDEN İSTEDİĞİ BİŞEY VAR!! selametle efendim....
hıc kımse vaz gecılmez degıldır helede dunya denılen bu handa kımse kalıcı degıldır dogdugumuz an sona dogru yurumeye basladıgımız andır aslında
dunya han bızler yolcu bu yolculukta hırslarımızın kurbanı degılde bızlerden sonra kalıtelı bır nesıl bırakarak veda etmek ve ona gore yasayıp o amac ıcın calısmak daha dogrudur
guzel bır paylasımdı
yasamın ve var olmanın anlamını bılmek ıcın mezarlıkları cok sık zıyaret etmelıyız sevgılerle hoscakalın
bir çok giden menunki yerinden
çok seneler ğeçti dönen yok seferinden
şiiri geldi aklıma konuyla lalaksı olmasada
evet yolculuğumuzun en son durağı kimse ölümsüz değil
ve insan olmanın vecibelerini layıkıyla yerine getirmemiz
dileklerimle sevgiler saygılar arkadaşım
Nedense bu sayfayı ziyaret edemeden gidemiyorum hani bahar geldi ya burayada gelince bu renk çoşkusu ve müzik içerisinde içim ferahlıyor ve bir sakinlik çöküyor ruh halime:)))iyi geceler güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile...
sevgiler ve saygılar....
"Mezarlıklar ; kendilerini vazgeçilmez sanan insanlarla doludur!!!
ne kadar doğru bir söz..!!
lakin biz bu mezarlıkları göremiyoruz.mezarlıklar unutturulmuş..bizde ölümü hatırlamaz olmuşuz.sizin gibi değerli abiler böyle güzel yazılar eklesinki aklımız başımıza gelsin..
para ,şöhret, mevki ,makam, bitmeyen işler,..ve karşılığında kocaman bir hakikattır mezarlıklar..
herkesin nefsine gereken bu reçete için teşekkürler haspınar..
selam ziyarete geldim ve güzel bir yazı okudum..Ve giderken düşünerek gidiyorum evet kimse vazgeçilmez değildir.Neyin ne zaman olacağını hiçbirimiz bilemeyiz ama en azından şunu bilelim birgün ne olacağımızı düşünerek yaşayalım..
suskunmaviden sevgi ve saygılar...
Çok ibretlik, herkese ders olacak bir yazı yayınlamışsın abi.
Hakikaten hayatın içinde küçük molalar vererek yola devam etmek şart.
Yoksa hayatı ıskalıyoruz, bir bakıyoruz ki ömür bitmiş.
Son pişmanlık da fayda etmiyor tabii.
Bu makaleyi yazanın da dediği gibi ölmeyecekmiş gibi çalışanları mezarlık ziyaretine, herşeyden şikayetçi olarak yaşayanları da günde 2 saat Okmeydanı hastanesine göndermek lazım.
GÖNÜL ÜNİVERSİTESİNE HOŞGELDİNİZ
Gönül Calabın tahtı, CALAP gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise
Ak sakallı pir hoca, bilemez hali nice
Emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise
CALAP(ALLAH)
yunus emre